RSS

ESMA DERSLERİ (4-2) GİRİŞ

14 May

300

[[“Euzü Billahi mineş şeytanir racim”

“BismillahirRahmanirRahıym”]]

(4 -1 den devam)

Necm suresinde ne peki? Necm suresinde bellidir vahiy meleği ile orijinal haliyle görüşmesi tasvir edilmiştir orada

Feevha ila ‘abdiHİ ma evha. (Necm/10) Vahiy meleği Allah’ın kuluna vahy ettiği şeyi kendisi de ona bildirdi demektir. Ven necmi izâ heva – Ma dalle sahıbuküm ve ma ğavâ – Ve ma yentıku anil heva – İn huve illâ vahyun yuha. (Necm/1-2-3-4) o kendi hevasından konuşmaz, onun konuştuğu sadece O’nun vahy ettiğidir ibarelerinin hadisle falan bir alakası yok, lütfen şapı şekere karıştırmayalım. Onun bu Allah’tandır diye vahy ettiklerinden bahsediyor bu ayet. Yani vahiyden bahsediyor. Zaten vahyin orijinal geliş şeklini veriyor bu pasaj. Bunun sünneti ispatla hadisle falan bir alakası yok. Orada kullanılması cahilce bir kullanımdır. Yani arkadaşlar tashih etsinler. Bazen bizim TV den bile duyuyorum yani bunları garip geliyor, uyaralım.

Ma dalle sahıbuküm ve ma ğavâ – Ve ma yentıku anil heva – İn huve illâ vahyun yuha – ‘Allemehu şediydulkuva (Necm/2-3-4-5) Ona vahyi kim talim ettirdi? Şediydulkuva kuvvetleri çok güçlü olan bir melek. Zû mirretin, (6) aslında bu gücü daha da teyit eden bir kelimedir. Festeva ufku kapladı. Ve huve Bil ufukıl a’lâ. (7)ufkun en üstünden itibaren ufku kapladı, yani görüş ufkunun tamamını kuşattı. Sümme dena (8) sonra yaklaştı. Bu nasıl Allah olabilir dostlar. fetedella o kadar yaklaştı ve ağdı ki Fekâne kabe kavseyni ev edna. (9) iki yay aralığı kadar yakın kaldı.

Bu bir Arap deyimidir halen de kullanılır. Kab-1 kavseyni ev edna. Mesela biz öyle yazdım deriz ya, yazdımın yerine Arap; kab-ı kavseyni ev edna. Yani kaza olayı yazdı, kaza olacaktı, az kalsın vuracaktı, kab-ı kavseyni. Bu deyimin de bir arka planı vardır Arap kültüründe. İki düşman kabile barışacağı zaman iki kabile reisinin iki yayını birleştirir bir tek ok atarlardı. Bundan sonra ikimizin dostu aynı dost, düşmanımız aynı düşman manası. Yani arada mesafe kalmadı demektir. Kab-ı kavseyni ev edna.

Feevha ila ‘abdiHİ ma evha. (10) 1. evhanın öznesi ile 2. evha nın öznesi aynıdır. 1. evhanın öznesi melek Cebrail, 2. evhanın öznesi Allah. Allah’ın Ce4brail’e ilettiğini Cebrail de peygambere iletti.

Ma kezebel fuadu ma rea. (11) gördüğünü gönül yalanlamadı.

Efe tumarunehu alâ ma yera. (12) onun ne gördüğü hakkında hala tartışacak mısınız.

Ve lekad reahu nezleten uhra. (13) onu daha önce bir iniş sırasında bir kez daha görmüştü.

Allah aşkına bu kadar açıkken, bu kadar ayrıntılı, bu kadar barizken siz neyi tartışıyorsunuz. Allah’a öğretecek misiniz haşa.

‘Inde SidretilMünteha. (14) son sedir ağacının yanında bir kez daha görmüştü.

‘Indeha Cennetül Me’va. (15) Bak ağaç yine geldi, ağaç olarak değil de isim olarak geldi. Sedir, sidre olarak. ‘Indeha Cennetül Me’va fonda ebedi cennet vardı. Oradaki ‘ındehayı fon olarak çeviriyorum. Arka planda cennetin bir görüntüsü vardı. Rabbim o manzaranın arka planına, fonuna me’va, bu dünya cenneti değil, cennetül me’va.

Eyvallah..! ağaca perdeden geldik değil mi. Gazali perde demişti yansır, yansıtır. Onun için esma, sıfat perdedir. Bu perdeden Allah yansır, eşyaya bu perdeden yansır. Bu perde olmasaydı ne olurdu? Eşya yanardı. Zatıyla doğrudan ilişki kuramaz eşya, yanar. Tabir caizse süzen bir elek, sanki atmosfer gibi. Ağaç atmosfer, esma atmosfer. Yoksa yanar. Hani bir adım daha atarsam yanarım var ya miraç hadislerinde. Yoksa yanar. Onun için işte esma perde. Çünkü ilahi zata esma perdesi üzerinden ancak insan ulaşabilir.

Tecelli kelimesiyle ifade edilmiş bu Kur’an da. Felemma tecella. Dolayısıyla tecelli Kur’an i bir kavram olarak çıkmış. İşte tecelli bizim de dilimizde kullandığımız bir kelime oluyor. Allah’ın tecellisi esma perdesinden yansır. Bakınız rahmet esma perdesinden yansır, mağfiret esma perdesinden yansır. Dolayısıyla şimdi bütün bunları duyunca insanın El Hamdu Lillahi Rabbil’Alemiyn. diyesi gelmiyor mu. Ya rabbi zatını bize esma perdesinden tecelli ettir değil de zatının tecellisine bizi mazhar et. El Hamdu Lillahi Rabbil’Alemiyn. Alemlerin rabbi Allah’a sonsuz hamd olsun. Bu bidayette insanın anladığı demiştim. Nihayette insanın anladığı şu olur; Allah’ı layıkıyla ancak Allah över. Allah’a layıkı9yla ancak Allah hamd eder. El Hamdu Lillahi Rabbil’Alemiyn’in en dibindeki mana budur. Hamd Allah’a mahsustur. Nasıl? Tüm hamd edebilen varlıkların Hamdi Allah’a mahsustur manasına geldiği gibi layıkıyla hamd etmek Allah’a mahsustur.

Efendimiz bu manada bir söz söylemiş; Seni ben layıkıyla övemem fe ente kemâ esneyke aleyk.. (Orijinali “Lâ uhsî senâen aleyk, ente kemâ esneyte alâ nefsike..”) sen kendini övdüğün gibisin ya rabbi, Öyle değil mi?

Ikra’ Bismi Rabbik.. (‘alak/1) orada da bismi rabbik; Rabbin adına, rabbin adıyla oku. Bu emirde BismillahirRahmanirRahıym şeklinde gelmiş ve o isimlerden, esmadan Rahman ve Rahiym in seçilmesi de ilginç. Diğer esma değil de BismillahiKaffarülCebbar olabilirdi, ama olmamış BismillahirRahmanirRahıym. Neden rabbimiz kart vizitine trabir caizse onca esma ve sıfat arasından ErRahmanirRahiym yazmış diyen sorunun da cevabı bellidir. Beni şefkatimle tanıyın, beni merhametimle tanıyın, beni sevgimle tanıyın. Hadise bu. Demek ki Allah’ın öne çıkarılması gereken sıfatı, şefket ve merhamet sıfatıdır. Bu da ayrıdır.

Varlığı onun esmasının perdesinde cevelan eden bir şahadet bilme ve şahit olma. Varlığa bakışımız böyle olacak. O’nun esmasının perdesinde cevelan eden bir şahadet bileceğiz ve biz de şahit olacağız. O zatını esmasında şahit kılacak, mutlak gayb olan zatını esması üzerinden şahadete çıkaracak, biz de o esma üzerinden O’na şahit olacağız ve; Eşhedü en lâ ilâhe illallah, ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Resuluh diyeceğiz.

O’nunla bakan görür, O’nunla duyan işitir, O esmasını inzal etmiş insan aklı da O’na mirac etmiştir. Onunla bakan görür dedim, O’nunla bakan O’nun esmasının tecellisinde o’nu görür. O’nu görmek zatıyla görmek değildir. Bu dünyada onu görmek esma ve sıfatıyla görmektir. Çünkü gözler O’nu idrak edemez. Lâ tüdriküHUl ebsar.. (En’am/103) Gözler O’nu idrak edemez fakat O gözleri idrak eder öyle değil mi devamında olduğu gibi. Çünkü gözün gücü yetmez. Göz baktığını sınırladığı için görür, sınırlamasaydı görmezdi, görmek sınırlamaktır.

Haydi size bir aforizma, görmek sınırlamaktır. Her tarafı görmeye çalışan hiçbir tarafı göremez. Onun için görmek bir noktaya yoğunlaşmaktır yoğunlaşmadığınız zaman göremezsiniz. Bakarsınız bakmak ayrı bir şey ama göremezsiniz görmeniz için önce sınırlamanız lazım. Bilmek te sınırlamaktır haydi o aforizmayı da söyleyelim, her şeyi bilmeye kalkan hiçbir şeyi bilemez.

Ne güzel bakıyorsunuz, Allah’ın ne güzel kullarısınız siz ya., bakışınızdan o kadar güç alıyorum ki, o kadar cesaret alıyorum ki, bana o kadar aşk veriyorsunuz ki. O kadar güzel bakmayın ne olur nazar değecek..!

Görmek sınırlamaktır, sınırladığınız zaman görürsünüz. O zaman ben her şeyi görüyorum iddiası kul için kötüdür, çirkindir, haddini aşmasıdır. O zaman gördüğünüzü zannettiğiniz şeyi doğru görün yeter. Onun için sınırladığınızı bilin çünkü sınırlısınız sınırsız değilsiniz. El Basiyr değilsiniz, Es Semi’ğ değilsiniz, El Aliym değilsiniz. El Basiyr O, Es Semi’ğ O, El Aliym O. Biz sadece görürüz. O her şeyi vasıta ve aracıya ihtiyaç duymaksızın keyfiyetini bilemeyeceğimiz bir şekilde en derinine vakıf olmak üzere, yatayına dikeyine ve derinliğine görür. O’nu bu kadar El basiyr oluşunu tarif etmeye çalıştım yine de tam tarif etmiş olmadım. Görüyorsunuz bir kelime ama ben 15 kelimeyle tarif edemedim, yine de eksik kaldı.

Esmanın her biri bir ilme benzer, kişi kaçına nüfuz ettiyse o kadar ilimle Allah’ı biliyor demektir. İlimler esmanın tecellisi olduğu için bir konuda alim olan o konudaki esmanın alimi olmuştur.

Aslında göz hekimi insan gözünün nasıl gördüğü konusunda ciddi bir araştırma yapmış, tahsil yapmış, yıllarını vermiş ve insan gözünü tanıdıkça insan gözünün karmaşıklığına, görme işleminin beyinde nasıl gerçekleştiğine dair bilgisi arttıkça hayranlığı da artıyor. Bunun ille de mü’min olması veya deist olması, yani bir tanrıya inanması gerekmiyor. Göze olan hayranlığı gözünde Allah’a olan hayranlığıdır. Ama inkar ediyorsa bu hayranlık ona hiçbir şey kazandırmaz hatta küfrünü derinleştirir.

Ama şunu bilelim ki müessirsiz eser olmaz, failsiz fiil olmaz, sanatkarsız sanat olmaz öyle değil mi? Bizimki fiile hayran faili unutmuş. Sanata hayran hayran bakıyor, yani bu levha ne güzel yapılmış diye bir cümle kurmaz veya kursa bile aslında failini bilerek kurar, çünkü levha kendi kendisini yapmaz. Böyle bir cümle kursa yanındakiler sen iyi misin diye bakarlar. Öyle değil mi levha kendisini ne güzel yapmış, bu tablo kendisini ne güzel yapmış. Yahu basit ve kıytırık bir tablo için bile bunu diyemiyorsunuz da şu Allah’ın şah eseri için nasıl bunu diyebilirsiniz, bu ne cesaret.

İnsan zihni böyle kodlanmıştır gerçekten sebepler zinciri üzerinden gider ve sebeple müsebbip arasında ilişkiyi kurar mutlaka. Sebep sonuç ilişkisini mutlaka kurar. Zihin böyle algılıyor çünkü, zihin böyle çalışıyor bu ilişkiyi kopardığınızda zihin çalışmıyor, o zaman akılsız oluyor. Hatta burayı aldığınızda çalışmıyor. Özellikle korteks ve korteksin bu kısmı.

Yüzyılın başında Alman demiryolu işçilerinden biri gelen trenin fırlattığı bir çakıl taşıyla burası sıyrılıyor ve bunun üzerine fark ediyorlar. Embesil hale geliyor adam, adam yaşıyor. Ama tıpkı bir hayvan gibi yaşıyor. İnanma, sevme, nefret etme, inkar etme, üzülme sevinme, düşünme duyguları kayboluyor.

Çok ilginç. Neden secde de alnımızı koyduğumuzu anladınız mı? İnsanlığımı senin önünde kurban ediyor yere yatırıyorum ya rabbi. Anladınız mı secdede neden alnı yere koyuyoruz.

Allah’ı ön bilgi ile bilmek esma ile olur, gerisi önyargıyla bilmektir. Önyargıyla bilmek yanlış bir kullanım önyargıyla bilinmez. Önyargı küfürdür aslında. İnkar hiçbir şeydir biliyorsunuz, inkar bir şey yok demektir. Bir şeyin yokluğunu ispata çalışmak bir şey değildir. Bir şey olması için var olması lazım. Onun için ön bilgi esmadır. İman ön bilgidir aslında bu manada. Onun için imanla küfür objektivite karşısında eşit lımdeğildir. Yani objektif olalım Allah’a yaklaşırken, ne yapalım? Yani inkardan yola çıkalım.

Hele üçkağıtçı hele..! İnkarın objektiflik olduğunu kim söylemiş, negativite ne zaman pozitivitenin yerini aldı? Anlatabiliyor muyum. Bu manada negatif olanı pozitif olanın yerine koymak nasıl objektivite oluyor? Ön bilgi vardır, ön bilgi olmasaydı objektif olabilirdik. Allah karşısında mutlak objektiflik insan için muhaldir. Niye? Çünkü yaratan insanı kendisine kul olmak üzere planlamıştır. Dolayısıyla ön bilgidir iman, iman edersiniz ön bilgiyle iman edersiniz. Ön bilgileri fıtrattır, fıtratınıza yerleştirilmiştir, içinize konulmuştur. Sebep sonuç ilişkisi içerisinde eğer doğmuşsanız, algılıyorsanız eşyayı, varlığı, bu sebep sonuç ilişkisi zinciri sizi Allah’a götürür mecburen, başka değil.

Peki beni kim yarattı? Annem de hadi. Anneni, onun annesini, onun annesini devam et, bininci, iki bininci, üç bininci..! nereye gideceksin? Sonsuz teselsül mantıksızlıktır, totolojidir. Hiçbir şey sonsuz teselsüle dayandırılamaz. Mutlaka zincirin bir ilk halkası vardır. Çünkü sonu varsa başı da vardır.

Dolayısıyla nereye gideceksin? Allah diyeceksin başka çaren yok Allah yarattı diyeceksin. Bir yerden yaratılışa iman etmek, ikrar etmek durumundasın. Dolayısıyla küfür ön yargıdır kötü bir ön yargıdır hem de ve küfür özünde negativitedir. Negativite insanın içini boşaltır. Küfür insanın içini boşaltır, içeriğini boşaltır. Onun için bakın küfredenlerin en büyük sıkıntısı budur. Hakikaten sıkıntılı insanlardır çünkü içleri boşalmıştır ve sıkıntıyı kolektif hale getirmek için çırpınırlar, kendilerine suç ortağı ararlar genelde.

Esmanın ahlak olarak yansıması üzerinde durmuştum. inne lillâhi tisaten ve tisîne ismen men ahsâhâ dehalel cenneh. (Hadis) meşhur hadis budur. Yani Allah resulünden rivayet edilen Buhari ve Müslimin de bize naklettiği meşhur hadis budur ve buraya kadardır daha ötesi yoktur. inne lillâhi tisaten ve tisîne ismen Allah’ın 99 ismi vardır. Bu 99 rakamının kinaye olduğu konusunda ulemanın ekserisi adeta görüş birliği vardır. Ona inşaAllah bu hadisi işlerken geleceğiz.

Kim bunları ihsa ederse cennete girdi bilsin. Bu hadis bizde nasıl dönüşmüştür, neye dönüşmüştür? Ezeberlerseye dönüşmüştür. 99 kelimeyi ezberle bul karayı al parayı. 99 kelimeyi ezberle gir cennete. Öyle değil mi Gazze’dekilerin aklımı var, niye ölüyorsunuz ezberleyin 99 ismi olsun bitsin. Öyle değil mi. Sahabe canını niye vermiş ki, ne kadar ki o kadar eziyet çekmeye. Peygamberler tevhid ve şirk mücadelesinde nasıl bir ömür boyu bedel ödemişler. 99 kelime var ezberle ve gir cennete.

İhsa kelimesinin çok anlamlı bir kelime olduğunu daha önce söylemiştim inşaAllah önümüzde ki ders bu hadisi ve bu hadis çerçevesinde esma listesini size vereceğim için şimdilik geçiyorum sadece. Neden esma ül Hüsna sorusuna dokuz cümlemi okuyup kapatıyorum inşaAllah.

1 – Allah’ı kendi kelâmından bilmek, tanımak anlamak içindir esma ül Hüsna.

2 – Sahih bir Allah tasavvuru inşası için esma ül Hüsna.

3 – Allah’tan bağımsız bir hayat alanı olmadığı için esma ül Hüsna.

4 – Esmanın ahlakının insana yansıması için, yani ilahi tavır ve davranışın insan davranışlarında yansıması için esma ül Hüsna.

5 – Hâlık ile mahluk arasında ki aidiyet farkını anlamak için esma ül Hüsna. Bu çok önemli. Yaratanla yaratılan arasında ki mahiyet farkı nicelik değil, nitelik farkını, hüviyet farkını, mahiyet farkını her açıdan anlamak için esma ül Hüsna.

6 – Allah’a yaklaşmaya bir vesile olsun için Esma ül Hüsna.

7 – Allah’ı layık olduğu vasıfları anmak için esma ül Hüsna.

8 – O’nu öğrettiği gibi zikretmek için esma ül Hüsna. Bu ayetlere geleceğim; vezkürûHU kemâ hedâküm. (Bakara/198) Allah’ın emri bu.

9 – Dua ve ibadetin kabulü için esma ül Hüsna.

Bundan sonra neden Kur’an a göre esma ül Hüsna sualine geçebiliriz inşaAllah.

“Ve ahiru davahüm enil hamdülillahi rabbil alemiyn”

Çağrımız ve davamız Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd’adır.

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: 14 Mayıs 2015 in ESMA ÜL HÜSNA

 

Etiketler: ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: