RSS

ESMA DERSLERİ – 17 – El HÂLIK (47.video)

17 Kas

uel-halik

………“Euzü Billahi mineş şeytanir racim”

………BismillahirRahmanirRahıym

………Değerli dostlar, şimdiki ismimiz El Hâlık; mutlak yaratıcı, takdirine uygun yaratan, yaratmanın eşsiz ve benzersiz öznesi olan demektir. El Hâlık, hatırlar mısınız Hallâk ismini daha önce işlemiştik, onun içinde El Hâlık ismi şerifinin lügavi çerçevesini Hallâk’ta işlediğim için geçiyorum. Nazari çerçeveyi de orada işledim geçiyorum direk Kur’an î çerçeveye giriyorum.

………El Hâlık isminin Kur’am î çerçevesi, sayılarla Kur’an da Hâlık ha-le-ka kökünden türetilen kelimeler yaklaşık 250 kelime var, bu kökten iki isim geliyor Kur’an da Hâlık ismi 8 yerde îsim olarak kullanılır, bunların dördü haliku külli şey’in şeklinde gelir, herşeyin Hâlıkı. Haşr/24. Ayetindeki müstakil Allah için kullanılır. Diğer ayetler hep Mekkî dir nedense sadece Haşr/24 medine de gelmiş. Hâlık ismi geçen 7 ayette Mekki’dir. Bunun da bir nüktei olsa gerek, nedir o? Mü’minlere, içinde bulundukları zor anı mutlaklaştırmamaları tavsiyesidir. Nedir bu? Ey Mü’minler şe anda Mekke’nizi yaşıyorsunuz, zor zamanlar geçiriyorsunuz ama Allah’ın Hâlık olduğunu unutmayın, ana mahkûm olmayın. Şu anı yaratan Allah Hallâk tır bir sonraki anı da yaratır. Onun için Medine’nizi bekleyin. Allah sizi hep Mekke’ye mahkûm edecek değil mesajı vardır burada O her şeyin Hâlık’ıdır.

………Haliku külli şey’in, Rad/16, En’am/102, Zümer/62-63. Ayetleri bu konuda. Ben bir tane örnek verip geçeyim. Zâlikümullâhu Rabbüküm Haliku külli şey’* lâ ilâhe illâ HU* feenna tü’fekûn. (Mü’min/62) işte rabbiniz olan Allah budur.

………Çok ilginç, bu gerçekten de titretmesi gereken bir ifade tarzıdır Kur’an da. Bana rabbimi tarif et diyorsunuz Kur’an a, rabbiniz olan Allah’ın ne yapması lazım biliyor musunuz? Her şeyin Hâlık’ı olması lazım. Birine kulluk ediyorsanız önce bu soruyu sorun her şeyin Hâlık’ ımı? Bu harika ve arkasından lâ ilâhe illâ HU O’ndan başka kulluğa layık hiçbir varlık yoktur. feenna tü’fekûn nasıl da savruluyorsunuz, zihniniz nasıl da savruluyor. Nasıl beceriyorsunuz Allah’tan başkalarına Allah’a ait sıfatları yakıştırmaya.

………Hâlık isminin tecellilerine geçiyoruz. Beşerin insan kılınışı Hâlık’ın tecellisidir. Hâlık ismini bu başlığın altını doldurmak için ayıracağım. Beşerin insan kılınışı Hâlık isminin tecellisidir, dikkat buyurun başlığa; Beşer, insan kılınmıştır. Bu dersin dikkatle dinlenilmesini istirham ediyorum. Çünkü bir daha bu konuyu böyle etraflı ve ayrıntılı olarak işleyip işleyemeyeceğimi bilmiyorum. Onun için Adem; Avanos’ta ki çömlekçinin çömlek yaptığı gibi çömlekten mi yaratıldı sorusuna bu derste inşaAllah Kur’an dan cevap bulacağız.

………Kur’an da insanın yaratılış süreçleri hakkında birbirinden farklı kavramlar kullanılır. Min Tıyn, Min sülâletin, min hamein mesnun, min salsalin, min salsalin kelfahhar, min tıynin lazib, hepsi farklıdır. Bunların tam olarak neye tekabül ettiği yoruma açıktır çünkü bu ayetler müteşabihtir, mücmeldir onun içinde yoruma açıktır. Yani; Efela yetedebberunel Kur’ân.. (Muhammed/24) ayeti tam da bu gibi ayetler için geçerlidir. Yani Kur’an üzerinde derin düşünmezler mi?

………Yahudi ilâhiyatının Yahudi tasavvuruna dayanarak ürettiği yorumlara İsrailiyat adı verilir. İsrailiyat neymiş; Yahudi ilâhiyatının Yahudi tasavvuruna dayanarak ürettiği dini yorumların adıymış.

………İsrailiyat insanın yaratılış süreçlerine dair haksız bir yorum tekeli oluşturmuştur ve maalesef İsrailiyatın uzun gölgesi tüm İslam birikiminin de üzerine sıvışmıştır, yapışmıştır, düşmüştür ve bu gölgeyi İslâm tedvin tarihinde İslami birikimin üzerinden kaldırma teşebbüsleri olmuştur. Fakat bu teşebbüsler tam da başarılı olamamıştır. Onun için her dönem her çağda, her durumda İsrailiyatın İslâm tedvininin içine sızmış olan ajanlarını temizlemek İslâm âlimlerinin bir numaralı görevi olmalıdır, yani bilgi temizliği. Bilgi kirliliğidir çünkü İsrailiyat onun içinde temizlenmek zorundadır.

………İsrailiyatın oluşturduğu bu yorum tekelinden ayetler de kurtulamamıştır maalesef, hatta bu yorumlara itiraz nassa itiraz sayılmıştır. Öyle ki İsrail oğullarının ürettiği dini yorumlar İslam’a İslâm tedvini ve rivayet kültürünün içinden girmiş daha sonra Müslümanların dindarlığı İsrailiyat üzerinden oluşmaya başlamış. Bunlara itiraz Kur’an a itirazdan daha fazla tepki görmüştür. Bir adam Kur’an a itiraz etse o kadar tepki görmemiştir de, israiliyata itiraz edince tepki görmüştür. Bu da gariplik üstü bir garipliktir.

………Biz burada ayetlerin önünde, onları müfessir bilen bir bakış açısıyla diz çökeceğiz, ayetler üstadımız ve hocamız olacak, dizimizi çöküp talebesi olacağız ve üstadım buyur diyeceğiz, o konuşacak biz de dinleyeceğiz. Çünkü Kur’an müfeeser değildir herkesin zannettiği gibi müfessirdir. Kur’an ın tefsir ettiği nedir? Kâinattır, varlıktır çünkü varlık fiili ayettir, varlık daha önceki ayetlerdir, Kur’an varlığın üstüne inmiştir. Onun için Kur’an varlığı gösteren birer atıf hükmündedir.

………İnsanın kendisi kevni vahiydir, insan hakkında ki Kur’an ayetleri ise kavli, sözel vahiylerdir. Kavli, sözel vahiyler fiili vahyi tefsir ederler. Kur’an; sureti insan olan canlıya beşer der, siyreti değil ama, ahlakı değil. Kur’an sureti insan olan canlıya beşer der, yani beşer diğer hayvanlardan bir hayvan değil, sureti insan olan canlıdır ama siyreti insan olan canlı değildir. Siyreti insan olan canlıya ise Kur’an Adem, ademoğlu der. Beşerin neden yaratıldığından söz eden iki ayetten biri sudan yaratıldı derken diğeri çamurdan yaratıldı der.

………Furkan/54 Ve “HU”velleziy haleka minelmai beşeran. O Allah ki beşeri sudan yarattı, ma dan yarattı. Bu su gerek canlı varlıkların ilk çıkış noktası olan su, gerek tüm canlı varlıkların anne rahminde iken içinde yüzdüğü yani özellikle anne karnında ki geçirdiği embriyolojik aşamalar dediğimiz embriyolojik sürecin başlangıcı gerekse dünyada ki tüm hayati alanlarda su ve suyla ilgili beslenmesine atıf olabilir. Ama bu atfın ilk atıf olduğu yine Kur’an la sabittir çünkü ve ce’alna minelMai külle şey’in hayy. (Enbiya/30) bir her canlıyı sudan kıldık ayeti orada durmaktadır.

………İkincisi Sad/71-72 İz kale Rabbüke lil Melaiketi inniy halikun beşeran min tıyn. (Sad/71) Hani rabbin meleklere demişti ki ben çamurdan bir beşer yaratacağım. İki ayette de beşer geçiyor. Sual; aynı varlığın yaratılışının ayrı kavramlarla ifade edilmesi neden? Yani birinde sudan, birinde çamurdan, neden? Cevap; Onun yaratılışının aniden değil bir süreç içinde aşama aşama oluşuna delalet eder bu bu anlama gelir.

………Beşeran bir şeyin görünür hale gelmesidir, beşeran ın lügat manası budur. Onun için insan derisine beşera denir Arap dilinde on un için kadınla erkeğin birleşmesine mübaşara denir tenler birbirine değdiği için, yani ten sahibi varlık demektir yani eti ve kemiği olan, özgül ağırlığı olan varlığa beşer diyor. Öbürü, karşıtı nedir? Can ve Cin, o da görünmeyen. Biri görünen varlık öbürü görünmeyen varlık.

………Sual; Adem ile Beşer arasında ne fark vardır.

………Cevap; İsrailiyata bulaşmadan bu soruya cevap verecek olursak insanın irade verilmeden önceki halini kast etmektedir beşer. İrade verildiğinde Âdem olmuş olur.

………Sorun nedir peki? İsrailiyatı üreten akıl canlı varlık kategorilerine ilişkin anlama problemine sahiptir. Allah beşere ruh üflemiştir Adem olmuştur. Değil mi? ve nefahtü fiyhi min RuhİY. (Hicr/29) Ne zaman ki ruhumdan üfledim feka’u lehu sacidiyn o zaman secdeye kapan.

………Esasında melekler insana değil üflenen ruha secdeye davet edilmiştir. Eğer insana beşerin beşerliğine olsaydı, eğer beşerin etine kemiğine olsaydı ruh üflenmeden secde ederlerdi. Peki, ruh üflenmek ne demek? Ona geleceğiz.

………Sual; İsrail rivayetleri üreten aklın insanın yaratılışına ilişkin temel problemi ne?

………Cevap; Allah’ın beşere üflediği ruhun can olduğunu zannetmesidir. Yani Allah ruh üflemekle can verdi zannetmesidir. Oysa ki yer yüzünde canlılık insanla başlamamıştır, insan canlı zincirinin son halkasıdır ilk halkası değil bu Kur’an la sabittir. Okuyalım;

………Evelem yeralleziyne keferu ennes Semavati vel Arda kâneta retkan. (Enbiya/30) O kâfirler görmediler mi ki gökler ve yer başlangıçta bitişikti.

………Allah Allah..! Ayeti duydunuz mu? Bu hakikat geçen yy. da keşfedilmiştir. Gökler ve yerin bitişik olduğu hakikati. Başlangıçta bitişikti kâneta retkan fefetaknahüma biz onu sonradan ayırdık. ve ce’alna minelMai külle şey’in hayy yer yüzü ilk oluştuktan sonra da ne yaptık? ve ce’alna minelMai her canlıyı sudan başlattık, sudan kıldık. efela yu’minun. (Enbiya/30) İnanmayacak mısınız? Ne münasebet, Kurban olayım ya rabbi biz kimiz ki inanmayalım, sen diyeceksin de inanmayacağız.

………Kur’an ın inişinden 1.400 yıl sonra ilmen keşfedilen ilmi bir hakikat dile getiriliyor. İsrailiyatı üreten akıl insanı iki unsurdan ibaret sayıyor. Nedir? Ceset ve can, cisim ve can. Oysa beşere üflenen ruh 3. Unsurdu. Yani beşere üflenen ruh beşeri cansız ken canlı yapan şey değil, canlıyken akıllı iradeli ve vicdanlı yapan şey.

………Anlaşılması benim için çok önemli çünkü yanlış anladığınız zaman yandığım gündür, anlaşılması çok önemli. İsrailiyatı üreten aklın en büyük problemi buydu Allah’ın üflediği ruhu onlar can üfledi zannediyorlar. Oysa insan canlıların son halkasıdır ilk halkası değil ve üflenen ruh ile üflenen şey can değildir, iradedir, akıldır, vicdandır. Hayvandan insanı ayıran şeydir, taştan hayvanı ayıran şey değildir üflenen. Onlar zannettiler ki taştan hayvanı ayıran şeydir üflenen. O zaman taş hayvan olurdu. Oysa beşer insan oldu hayvan insan oldu demiyorum, beşerdi. Yani Darvin’e niye ekmek çıkmaz ona da geleceğim.

………Kur’an ın inişinden 1.400 sonra ilmen keşfedilen ilmi bir hakikat dile getiriliyor dedik, oysa üflenen ruh üflenen beşer bu ikisine zaten sahipti, beşerin hem bedeni hem de canı vardı. Fakat ceset ve cana sahip olmak onu insan yapmaya yetmiyordu en gelişmiş halka idi çünkü. Beşer; akıl, irade ve vicdandan yoksun olduğu için canlı türünün en vahşi unsuru oldu. Beşer; akıl, irade ve vicdandan yoksun olursa insan beşer olur. İnsan irade, akıl ve vicdandan yoksun olursa en vahşi canlıdır. İşte melekler bunun için itiraz etti. Bakara/30 ayetinde nasıl itiraz etmişlerdi? Ya rabbi yeryüzünde kan dökecek, fesat çıkaracak birini mi yaratacaksın kalû etec’alü fiyhâ men yüfsidü fiyhâ ve yesfiküddimâe. ve nahnu nüsebbihu BihamdiKE ve nükaddisüleKE, kale inniy a’lemü mâ lâ ta’lemûn. (Bakara/30) Seni hamd ile takdis edip teşbih edip dururken sen kan dökecek fesat çıkaracak birini mi yaratacaksın.

………Nereden bildi melekler? Çünkü beşeri görmüşlerdi, bir de buna ruh üflersen bunu kimse yenemez ya rabbi diye düşünüyorlardı ama Allah’ın bildiğini onlar bilmiyorlardı.

………Diğer canlılar ceset ve can gibi 2, Ademoğlu ceset, can ve ruh gibi 3 varlığa sahiptir. Adem ruh üflenmeden önce canlı mıydı? Zurnanın esas yeri burası.

………Sual; Adem oğluna üflenen ruh can değilse Adem bu üflenmeden önce canlı mıydı?

………Cevap; Bu sualin cevabı şu soruya bağlıdır. Adem insan mı, değil mi. Eğer cevabınız Adem insandır diyorsanız Kur’an da İnsan/2. Ayeti size cevabı veriyor.

………Hel eta alel’İnsani hıynün mined Dehri lem yekün şey’en mezkûra. (İnsan/1) insan üzerinden dikkate değer olarak anılmaya değer bir varlık olmadığı çok uzun bir zaman süreci geçmemiş miydi?

………İnna halaknel’İnsane min nutfetin emşâc* nebteliyhi fece’alnahu Semiy’an Basıyra. (İnsan/2) hiç şüphe yok ki biz insan türünü el İnsan, orada ki “lâm” cins içindir. İnsan türünü nutfeden yarattık. Hayat tohumundan, spermden, hücreden yarattık, karışık bir hücreden. Belki burada sadece eril hücre değil, dişil yumurta da kastediliyor emşâc ile. Nebteliyhi niçin yarattık biliyor musunuz? İmtihan edelim diye biz ona akıl verecektik Semiy’an Basıyra göz ve kulak akla delalet eder, yoksa hayvanlarda da göz ve kulak var.

………Hiçbir şey değildir, anılmaya değer bir şey değildir demek bu sürece işaret eder. Yani anılmaya değer bir şey değildi hıynün mined Dehr çok uzun bir zaman parçası, hiçbir şey değil deseydi eğer o zaman çok uzun bir zaman parçasına gerek yoktu, hiç bir şey değil se hiçbirşey değildir. Ama anılmaya değer bir şey değildi çok uzun bir zaman süreci içinde. Geleceğiz oraya da.

………El İnsan; İnsan türünün tümünü ifade eder Adem insandı diyorsak Kur’an a göre Adem de nutfeden yaratıldı çömlekten değil. İnsan/2 ayetine göre.

………Sual; O halde beşerin insanlaşma sürecini ifade eden şu ayeti nasıl anlayacağız. Ve iz kale Rabbüke lilMelaiketi innİY Halikun beşeran min salsalin min hamein mesnun. (Hicr/28) Hani rabbin demişti ki meleklere, ben ses veren balçıktan, hem de konsantre bir balçıktan, hem de içinde organik maddelerin üreyebileceği kadar çürümüş bir balçıktan ses veren yani konuşan, yani düşünen, yani akıl sahibi. -Konuşma düşünmenin düşünme de aklın alametidir çünkü- bir varlık yaratacağım demişti.

………Cevap; İnsan/1. Ayeti ışığında anlaşılmalıdır bu sual. Beşerin insanlaşma süreci.

………Sual; Buradan bir indirgeme operatörü olan Darvin’e ekmek çıkar mı?

………Cevap; Çıkmaz. Ahsen-i takvim ve eşref-i mahlûkat kılan ruhu, menfuhu Darvin boşa çıkarmıştır. Yani Darvin de tıpkı Yahudi ilahiyatı gibi insanı iki şeyden müteşekkil saymıştır. Ruh-u Menfuh, üflenen ruhu yok saymıştır, çünkü hayvana indirgemek için yola çıkmıştır. Onun için Darvin Beşer yerine maymun’u koymuştur. Beşer halkasını kesmiş atmıştır onun yerine maymunu koymuştur. Oysaki beşer maymun değildi. Ama akılsız, iradesiz ve vicdansız canlı idi. Beşer oydu. Dedim ya sureti insan idi, siyreti insan değildi.

………Sual; Darvin’e neden indirgeme operatörü diyorsunuz?

………Cevap; O insanı değersizleştirdi. Bu tasavvur kitle imha silahlarını çıkaran tasavvurdur. Bu tasavvur insanı bir istatistik değere indirgeyen tasavvurdur. Bu tasavvur soykırımı meşrulaştıran bir tasavvurdur. Onun için Darvin biyoloji de indirgedi, Marks ekonomi de indirgedi, Froyd psikoloji de indirgedi. Onun için Batılı alimler hep insanı tanımlarken hayvan üzerinden tanımlarlar. Düşünen hayvandır, konuşan hayvandır, sosyal hayvandır, alet kullanan hayvandır, hepsi hayvandır.

………Niye hayvandır canım. Biz ise bir üste atfederek tanımlarız, Allah’a nispetle tanımlarız Onun için fark burada, fark çok büyük. Çünkü biz üflenen ruhtan yola çıkarak tanımlarız insanı.

………Adem’in yaratılışını ayetlerin ışığında anlamak.

………Sual; Adem’in yaratılışına dair şu ayeti nasıl anlamalı? İnne mesele ‘Iysa indAllâhi kemeseli Adem. İsa’nın yaratılışı Allah katında Adem’in yaratılışı gibidir. halekahu min turabin sümme kale lehu kün feyekûn. (A.İmran/59) Onu topraktan yarattı, sonra dedi ki ol dedi, o da oldu değil, oluş sürecine girdi.

………Cevap; Hz. İsa’nın yaratılışı Adem’in yaratılışına benzetilmiştir. İsa, Adem’e benzetilmiştir dikkat buyurun. İsa’nın çamurdan çömlek yaratılır gibi yaratılmadığını biliyoruz. İsa’nın bir annenin karnında olduğunu biliyoruz, Meryam’in rahminde olduğunu biliyoruz. Hatta Meryem’in doğum sancıları çektiğini biliyoruz Kur’an haber veriyor, Meryem suresini okuyoruz çünkü.

………Ayetin mesajı nedir? Kün feyekûn da gizli. Kün fekân değil, ol dedi, oluş sürecine girdi yekûn muzari fiilini biraz önce anlattım. O zaman Adem oğlunun 3 yaratılış süreci vardır. Elementer yaratılış süreci, embriyolojik yaratılış süreci anne karnında ki ve biyolojik yaratılış süreci. Hac/5. Ayeti bu 3 süreci birden içerir, oraya girmiyorum dönünce bakın inşaAllah.

………Kur’an elementer yaratılış süreçlerine dair 7 farklı kavram kullanır. Biraz önce soruyu sordum, cevabını vermedim aslında. Yani Adem’in topraktan yaratılması ne demek, bunu nasıl anlayacağız, eğer Adem de nutfeden yaratıldı ise niye Adem topraktan yaratıldı. Kur’an tam 7 ayrı kavram kullanır. Min turabin; Topraktan. Hac/5. Min salsalin. Ses veren balçıktan, Hicr/26. Min salsalin kel fahhar; pişirilmiş çamurdan, Rahman/14. Min Hamain mesnun: Yoğunlaştırılmış çamur türünden  (Hicr/28) Min Tıynin; çamur türünden (En’am/2) Min tıynin lazip: Yapışkan bir balçıktan, Saffat/11) Min sülaletin min tıyn; Konsantre bir balçık türünden (Mü’minun/12) Evet, 7 ayrı kavram.

………Bütün bunlar 2 asli unsura delalet eder, ne demek bu? O zaman insan neden yaratıldı? İş karıştı, topraktan mı, çamurdan mı, pişirilmiş çamurdan mı, kurutulmuş çamurdan mı, ses veren balçıktan mı, çürütülmüş çamurdan mı, yapışkan çamurdan mı niye bu kadar farklı ifade kullanılır aynı şey hakkında? Çünkü farklı süreçlere, farklı aşamalara delalet eder. Hepsi de farklı bir safhaya tekabül eder bunların.

………Hepsinin de ortak 2 nesnesi vardır su ve toprak. Hepsi de belirsiz formda gelirler. Diiakkat buyurun; Min salsalin. Mines sassal değil. Min Tıynin, min türabin, min hamein, nin sülâletin hepsi de nekiradır. Bu ne demek? Sizin bildiğiniz gibi değil. Toprak ama bildiğiniz gibi değil, çamur ama bildiğiniz çamur gibi değil bu buna delalet der. Hepsi de ortaklaşa nekiradır belirli değil.

………Kur’an Âdem’in topraktan yaratıldığını söyler, A.İmran/59. te. Aynı Kur’an insanın topraktan yaratıldığını söyler ayetleri tek tek okuyalım; Yani Kur’an da Adem insan yerine, insan Adem yerine kullanılmıştır. Adem; Ademoğlu yerine kullanılmıştır iki kapı gibi delili vardır. Biri A.İmran/59 ile Hac/5, diğerine de ‘Araf/11 ona da geçeceğim İnşaAllah.

………halekahu min turabin sümme kale lehu kün feyekûn. (A.İmran/59) Onu topraktan yarattı Allah ve sonra dedi ki ol dedi o da oluş sürecine girdi. Burada âdem.

………Bir de siz ey insanlık diye başlayan şu ayete bakın. Ya eyyühenNasu in küntüm fiy raybin minel ba’si feinna haleknaküm min turabin. (Hac/5) eğer sizi bizim yarattığımızdan şüphe içindeyseniz iyi bilin ki biz sizi topraktan yarattık.

………Şimdi Adem’i mi topraktan yarattı, insanoğlunu mu. Şimdi buna ne gerek var ki diyeceksiniz Adem insanlığın atası. Doğru Adem insanlığın atası değil sadece Adem insanlığın kendisi, asıl mesele bu. Şu ayete ne dersiniz?

………Ve lekad hâlâknaküm sümme savvernaküm sümme kulna lil melaiketiscüdu liAdem. (‘Araf/11) Dikkat buyurun ayete; sizi biz yarattık, sizi biz tasarladık, suret verdik ve sonra meleklere emrettik dedik ki Ademe secde edin. Siz, siz, Adem. Adem, siz, siz. Aynı ayet bu. Oysaki dil kuralları gereği sizi biz yarattık, sizi biz tasarladık ve sonra meleklere emrettik ki size secde etsinler diye gelmesi lazım. Âdem’i siz yerine, sizi Adem yerine kullanıyor.

………Âdem’in nesli nasıl türedi?

………Sual; Neden İsrailiyatta insanın yaratılışı bir çömlekçinin çömlek yapışına benzetilir?

………Cevap; önceki vahiylerde yer alan mecazi ifadeler İsrailoğulları alimleri tarafından hakikate hamledilmiştir. Tıpkı Mesihi alimlerin, yani Hıristiyan alimlerin kitab-ı Mukaddes’teki baba kelimesini mecazdan hakikate hamledip bir oğul uydurmaları gibi. Mecaz hakikate dönüşürse işte böyle cinayet çıkıyordu. Bu yorum tarzı soruları cevaplandırıp sorunları çözmek yerine daha da çoğaltmıştır. Nasıl bir sorun çıkarmıştır? Mesela Adem’in çocukları, nesli nasıl üremiştir sorusuna Adem’in çocukları birbiriyle evlenerek yani kardeş kardeşle evlenerek türemiştir cevabı verilmiştir.

………Buna ne diyorlar? Ensest diyorlar. Birinci dereceden akraba ili cinsel ilişkiye ensest diyorlar. Yani siz şimdi Adem’in zürriyetinin ensest yoluyla ürediğini mi söylüyorsunuz. Adem’in çocukları nasıl olmuşta hep ikiz ikiz olmuş. Tamam onu da kabul ettik te ikizlerin nasıl biri erkek biri dişi olmuş diye sorduğunuzda verilen cevap ne biliyor musunuz? Allah’ın kudreti buna yetmez mi? Sus çarpılırsın. İyi de sen niye çarpılmıyorsun Allah’ın kudreti ensest dışında bir yolla âdemoğlunu çoğaltmaya yetmez mi? Sen buna cevap ver asıl. Orada Allah’ın kudreti var da burada niye yok. Asıl sen cevabı buna bul.

………Dolayısıyla eğer Adem de İnsan/2. Ayetinde buyurduğu gibi nutfeden yaratıldığı hakikatini kabul ederseniz o zaman beşerin Ademleşme halkasında tek bir ferde değil, ferdi mutlağa değil bir halkanın tamamına atfettiğinizde mesele çözülmüş olur.

………Sual; Yukarıda yapılan açıklama kardeş evliliği dışında bir yoruma nasıl mesnet olur?

………Cevap; Adem’in fert değil insan türünü temsil eden sembol olduğu ve beşerden ruh üflenipte insana dönüşme halkasının ferdi mutlaka değil o halkanın tamamına ait olduğunu kabul ettiğinizde mesele çözülmüş olur.

………Sual; Bu Kur’ani hakikat nerede yer alıyor?

………Cevap; ‘Araf/11 de yer alıyor demiştim, biraz önce söyledim.

 ………Evet, esasında topraktan yaratılma hala devam ediyor. İnsanın elementer yaratılışı topraktan ve sudan. Embriyolojik anne karnında ki yaratılışı topraktan ve sudan, biyolojik hala biz eğer 4 kilo, 2.5 kg, doğuyor da 80 kg. ölüyorsak topraktan yaratılmaya devam ediyoruz demektir. Bu da ayrı bir topraktan yaratılış yorumudur.

………İnsanın yaratılış süreçlerinde 3 ismin tecellisi, 3 ismin yan yana gelmesi insanın yaratılış aşamaların da ki 3 ayrı ilahi müdaheleyi ifade eder. “HU”vAllâhul Hâlik’ul Bâri’ül Musavvir. leHUl’ Esmâ’ül Hüsnâ. (Haşr/24) O Allah’ki Hâlık’tır Bâri dir, Musavvir’dir. Hâlık’tır yaratandır, Bâri’dir ilk tasarlayandır, Musavvir’dir ilk örnekleyicidir prototipi yaratandır. Bu aslında 3 ilahi tecelliyete karşılık gelir.

………Ayette geçen tesbih leHUl’ Esmâ’ül Hüsnâ yüsebbihu leHÛ mâ fiysSemâvâti vel’Ard, Ve “HU”vel’Aziyz’ul Hakiym. Ne kadar mükemmellik var işte bu 3 vasfın sahibi olan Allah’a aittir. Önceki isimleri de dâhil edelim. Bütün bu esmalar Allah’a aittir. yüsebbihu leHÛ mâ fiysSemâvâti vel’Ard göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah adına hareket etmektedirler. Allah’ı teşbih, Allah adına hareket etmektir, iradeli varlığın teşbihi de Allah adına hareket etmektir. Güneş yörüngesinde doğup batınca teşbih etmiş olur. Ay kendisine verilen emri yerine getirince teşbih etmiş olur. İnsan da verilen iradeyi Allah’a kulluk için kullandığında teşbih etmiş olur.

………Zımnen söylenen şudur; Ey insan bir sen bu kâinat ilahisine katılmak yerine ilahi koroda çatlak ses çıkarabilme yeteneğine sahipsin. Yani ya rabbi senin korona katılmıyorum deme yeteneğini Allah sana verdi. Eğer Allah’ın sana verdiği iradeyi Allah’a isyanda kullanacaksan sen bilirsin. Senin böyle yapman O’nun yüceliğine halel getirmez leHUl’ Esmâ’ül Hüsnâ zaten O tüm mükemmelliklerin sahibidir. Ama senin gibi isyan etme yeteneğine sahip iradeli bir varlık yaratması da hikmetsiz değildir. leHÛ mâ fiysSemâvâti vel’Ard, Ve “HU”vel’Aziyz’ul Hakiym. O Azîz dir, sen isyan etsen, hep küfretsen dahi Allah’ın izzetine şerefine zerre kadar bir halel gelmez.

………Ama diyeceksen ki eğer; Ya rabbi sana isyan eden bir varlığı niye yarattın? Yani bu iradeyi niye verdin şu insanoğluna. Madem sana isyan edecekti, sen de insanı güneş gibi, ay gibi bir yörüngeye bağlasaydın, otomatik pilota tabi tutsaydın, dinamik kadere değil de statik kadere tabi tutsaydın, o da senin koyduğun programa göre hareket etseydi de isyan eden bir varlık olmasaydı dersen eğer Ve “HU”vel’Aziyz’ul Hakiym. Hikmeti vardır. Karanlık olmadan aydınlığın kıymeti bilinmez İsyan olmadan itaatin değeri olmaz, günah olmadan sevabın kıymeti bilinmez, cehennem olmadan cennetin kıymeti bilinmez. Rabbim verdiği iradeyi kendisine teslimiyet ve itaat yolunda kullanmayı nasip etsin. Amin ya Mu’in velhamdülillahi rabbil alemin.

………Amin; Ya Hâlık ya Allah mutlak yaratıcı sensin ya rabbi, yarattığını takdir edensin ya rabbi, takdir ettiğini var edensin ya rabbi. Bizi mahlûkatın hilkatini bozanlardan eyleme ya rabbi, var ettiğinin fıtratını bozanlardan eyleme ya rabbi. Halk ettiğin nimetlerle azanlardan eyleme ya rabbi, misakını günahıyla çözenlerden eyleme ya rabbi,

………Ya Hâlık Ya Allah, hayırları elimizle halk eyle ya rabbi, şerleri elimizle defeyle ya rabbi, bizi halk ettiğinin hilkatine sadık eyle ya rabbi. Hâlık isminin tecellisine mazhar eyle ya rabbi. Amin ya Mu’in velhamdülillahi rabbil alemin. Allah kabul etsin, Allah anlamayı lütfetsin, yaşamayı Lûtfetsin, tutmayı lütfetsin.

………“Ve ahiru davanâ enil hamdülillahi rabbil alemiyn”

 ………Çağrımız ve davamız Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd’adır.

 

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: 17 Kasım 2016 in ESMA ÜL HÜSNA

 

Etiketler: , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: